Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Yeme Bozuklukları Nedir? Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Yeme Bozuklukları Nedir? Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

 

Yeme bozuklukları, sadece neyi ne kadar yediğimizle ilgili değildir; aslında nasıl hissettiğimizin, kendimize verdiğimiz değerin ve kontrol arayışımızın bir yansımasıdır. Günümüzde hızla değişen güzellik standartları ve sosyal medyanın yarattığı “kusursuz beden” baskısı, pek çoğumuzun yemekle olan ilişkisini sessizce zedeliyor.

Yeme Bozukluğu Nedir?

Yeme bozukluğu, kişinin yemek yeme alışkanlıklarını, vücut ağırlığını veya şeklini hayatının merkezine koyarak ruhsal ve fiziksel sağlığını tehlikeye atmasıdır. Bu durum bir “diyet hatası” değil, ciddi bir psikolojik tablodur.

Yeme Bozukluğunun Yaygın Belirtileri:

  1. Davranışsal Değişimler: “Kontrolün Esiri Olmak”

Birinin yeme bozukluğu yaşadığını anlamanın ilk yolu rutinlerindeki değişimlerdir:

  • Ritüeller Geliştirmek: Yemeği çok küçük parçalara bölmek, lokmaları aşırı çiğnemek veya yiyecekleri tabakta sürekli gezdirmek.
  • Gizli Yemek Yeme: Gece herkes uyuduktan sonra mutfağa girmek veya çöplerde yemek paketleri gizlemek.
  • Sosyal İzolasyon: “Ben tokum” diyerek aile yemeklerinden kaçmak veya dışarıdaki planları yemek yenileceği korkusuyla iptal etmek.
  • Aşırı Egzersiz: Yenilen her kaloriyi “yakmak” için hastalık veya sakatlık dinlemeden spor yapmak.
  1. Psikolojik ve Duygusal İşaretler

Ruhsal dünyada fırtınalar koparken dışarıya şu yansımalar görülür:

  • Beden Algısı Bozukluğu (Dismorfofobi): Aynaya bakıldığında, kişi zayıf olsa bile bölgesel olarak kendini “kilolu” veya “kusurlu” hisseder.
  • Duygusal Dalgalanmalar: Yemek yedikten sonra gelen yoğun suçluluk, utanç ve kendine kızma hali.
  • Katı Kurallar: Besinleri “iyi” ve “kötü” (yasaklı) olarak kesin çizgilerle ayırmak.
  1. Fiziksel Alarm Sinyalleri

Vücut, bir şeylerin yolunda gitmediğini şu yollarla haykırır:

  • Sindirim Sorunları: Sürekli mide krampları, kabızlık veya şişkinlik hissi.
  • Hormonal Değişimler: Kadınlarda regl döngüsünün durması veya düzensizleşmesi.
  • Görünür Değişimler: Saçların cansızlaşıp dökülmesi, tırnakların kırılması ve ciltte sararma.
  • Diş Sağlığı: Özellikle Bulimia vakalarında, mide asidinin diş minesine zarar vermesi sonucu oluşan hassasiyet ve çürükler.

Erken Fark Etmenin Yolları:

Eğer bir yakınınızın veya kendinizin bu yolda olduğunu düşünüyorsanız, şu durumlara dikkat edin:

  1. Diyet Takıntısı: Kişinin tüm sohbet konusu kaloriler, diyet listeleri ve kilo üzerineyse.
  2. Kıyafet Seçimleri: Vücut hatlarını gizlemek için aşırı bol kıyafetler giyilmeye başlandıysa.
  3. Mutfak Alışkanlıkları: Aniden gelişen “vejetaryenlik” veya “glüten duyarlılığı” gibi durumlar bazen aslında yiyecek gruplarını kısıtlamak için birer kılıf olabilir.

 

 

DSM- 5 e Göre Yeme Bozuklukları Türleri;

Pika

Pika, besin değeri olmayan maddelerin (toprak, kağıt, saç vb.) en az bir ay süreyle tekrarlayıcı şekilde yenmesidir.

  • Gelişimsel düzeye uygun değildir
  • Kültürel olarak kabul edilen bir davranış değildir
  • Çocuklarda, gebelerde ve bazı psikiyatrik durumlarda görülebilir

Geri Çıkarma (Geviş Getirme) Bozukluğu

Bu bozuklukta, daha önce yutulmuş yiyeceklerin tekrar ağıza getirilmesi, yeniden çiğnenmesi veya tükürülmesi söz konusudur.

  • Genellikle istemsizdir
  • Bulantı veya mide rahatsızlığı eşlik etmeyebilir
  • Çocuklukta daha yaygın olmakla birlikte yetişkinlerde de görülebilir

Kaçıngan/Kısıtlayıcı Yiyecek Alım Bozukluğu (ARFID)

ARFID, kilo alma korkusu olmaksızın, belirli yiyeceklerden kaçınma veya yeterli besin alamama ile karakterizedir.

  • Yiyeceklerin tadı, kokusu veya dokusu nedeniyle kaçınma
  • Beslenme yetersizlikleri
  • Kilo kaybı veya gelişimsel sorunlar
  • Sosyal işlevsellikte bozulma

Çocuklukta sık görülse de yetişkinlerde de ortaya çıkabilir.

Anoreksiya Nervoza

Anoreksiya nervoza, bireyin yaşına ve boyuna göre olması gereken kilonun belirgin biçimde altında olmasına rağmen kilo alma korkusunun devam etmesiyle karakterizedir.

  • Enerji alımının ciddi şekilde kısıtlanması
  • Yoğun kilo alma korkusu
  • Beden algısında bozulma
  • Kilo ve beden ölçülerinin özdeğer üzerinde aşırı etkili olması

Alt tipleri; Kısıtlayıcı tip veya Tıkınırcasına yeme/çıkarma davranışlı tip

Bulimiya Nervoza

Bulimiya nervoza, tekrarlayan tıkınırcasına yeme atakları ve kilo almayı önlemek amacıyla yapılan telafi edici davranışlar ile tanımlanır.

  • Kontrol kaybı hissiyle aşırı yeme
  • Kusma, laksatif kullanımı, aşırı egzersiz
  • Beden şekli ve kilo ile aşırı zihinsel uğraş

Bulimiya nervozada bireyin kilosu çoğu zaman normal sınırlardadır; bu nedenle yeme bozukluğu çevre tarafından fark edilmeyebilir.

Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu

Tıkınırcasına yeme bozukluğu, DSM-5’te ayrı bir tanı olarak yer alır ve telafi edici davranışların olmadığı, kontrolsüz yeme ataklarıyla karakterizedir.

  • Aç olunmasa bile yeme
  • Hızlı ve rahatsızlık verecek düzeyde yeme
  • Yeme sonrası suçluluk ve utanç
  • Genellikle yalnızken yeme davranışı

Bu bozukluk her zaman obezite ile birlikte görülmeyebilir.

Tanımlanmış Diğer Beslenme ve Yeme Bozuklukları (OSFED)

Belirtiler yeme bozukluğu özellikleri gösterse de tanı kriterlerinin tamamı karşılanmadığında bu başlık altında değerlendirilir.

  • Atipik anoreksiya nervoza
  • Düşük sıklıkta bulimiya nervoza
  • Gece yeme sendromu

Klinik uygulamada oldukça sık görülür.

Ne Zaman ve Nasıl Destek Alınmalı?

Yeme bozuklukları, kendi kendine geçmesi beklenen bir evre değildir. Eğer yemek yemek artık bir yaşam kaynağı değil de bir savaş alanına dönüştüyse profesyonel yardım alma zamanı gelmiştir.

Tedavi süreci sadece beslenme uzmanıyla değil; psikolog, psikiyatrist ve dahiliye doktorundan oluşan multidisipliner bir ekiple yürütülmelidir.

Unutmayın: Erken teşhis, bedenin geri dönülemez zararlar görmesini engeller ve kişinin hayattan tekrar keyif almasını sağlar. Kendinize veya sevdiklerinize bir şans verin; çünkü değeriniz, tartıdaki rakamdan çok daha fazlasıdır.

 

Yeme Bozuklukları Nedir

Yeme Bozukluklarında Etkili Terapi Yöntemleri

Yeme bozuklukları, bireyin yeme davranışları, beden algısı ve kilo ile ilgili düşüncelerinde ciddi bozulmalara yol açabilen psikolojik rahatsızlıklardır. Ancak doğru psikoterapi yaklaşımlarıyla yeme bozuklukları kontrol altına alınabilir. EMDR, Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve Şema Terapi, yeme bozukluğu tedavisinde bilimsel dayanağı olan ve bireysel ihtiyaçlara göre uyarlanabilen etkili terapi yöntemleridir.

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), düşünceler, duygular ve davranışlar arasındaki ilişkiyi ele alan ve bu döngüyü değiştirmeyi hedefleyen yapılandırılmış bir psikoterapi yöntemidir. Yeme bozukluğu tedavisinde BDT, bireyin yemek, kilo ve beden algısına yönelik işlevsiz düşünce kalıplarını fark etmesini ve bunları daha sağlıklı düşüncelerle yeniden yapılandırmasını amaçlar.

Otomatik düşüncelerin fark edilmesiyle birey, yeme ataklarını, kısıtlayıcı yeme davranışlarını ve telafi edici davranışları tetikleyen düşünceleri tanımayı öğrenir. Bu farkındalık sayesinde, yeme bozukluğunu sürdüren döngüler belirlenir. Bilişsel yeniden yapılandırma ile bu düşünceler sorgulanır ve daha gerçekçi, dengeli düşüncelerle yer değiştirir. Kişinin hazır bulunuşluğuna göre davranışsal teknikler; düzenli beslenme alışkanlığı kazandırma, tetikleyicilerle baş etme, dürtü kontrolü ve problem çözme becerilerini içerir.

EMDR Terapisi

EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme), çift yönlü uyarım (göz hareketleri, dokunsal uyarılar veya sesler) aracılığıyla beynin bilgi işleme sürecini yeniden düzenlemeyi amaçlayan etkili bir psikoterapi yöntemidir. Travma temelli yeme bozuklukları, beden algısı sorunları ve geçmiş olumsuz yaşantılar EMDR terapisi ile ele alınabilir.

Değerlendirme aşamasında danışanın geçmiş yaşantıları, beden algısı ile ilişkili anıları ve yeme bozukluğunu tetikleyen travmatik deneyimler analiz edilir. Hazırlık sürecinde danışana terapi süreci tanıtılır ve duygusal düzenleme teknikleri öğretilir. İşleme aşamasında, yeme bozukluğu ile bağlantılı anılar çift yönlü uyarım eşliğinde yeniden işlenir. Son aşamada yeniden yapılandırma sağlanarak, kişinin kendisi ve bedeniyle ilgili daha olumlu ve işlevsel inançlar geliştirmesi desteklenir.

Şema Terapi

Şema Terapi, erken çocukluk döneminde gelişen ve bireyin yeme davranışlarını, beden algısını ve özdeğerini olumsuz etkileyen kalıcı inançları ele alan bütüncül bir terapi yaklaşımıdır. Yeme bozukluğu tedavisinde şema terapi, özellikle duygusal yeme, değersizlik, kusurluluk ve kontrol şemaları üzerinde yoğunlaşır.

Terapi sürecinde ilk olarak bireyin yeme bozukluğuna zemin hazırlayan temel şemaları belirlenir. Ardından duygusal işleme yoluyla geçmiş deneyimler ele alınır ve bastırılmış duygularla çalışılır. Yeniden ebeveynlik sürecinde terapist, bireyin karşılanmamış duygusal ihtiyaçlarını fark etmesine ve sağlıklı yollarla karşılamasına rehberlik eder. Son aşamada sağlıklı davranış geliştirme hedeflenir ve bireyin yeme davranışlarıyla ilgili sürdürülebilir, işlevsel alışkanlıklar kazanması desteklenir.

Her yeme bozukluğu farklı dinamikler içerir. Bu nedenle yeme bozukluğu tedavisi, mutlaka bireye özel olarak planlanmalıdır. Size uygun terapi yöntemini belirlemek ve yeme bozukluklarıyla sağlıklı bir ilişki geliştirmek için bir uzmandan destek almanız en sağlıklı adımdır.

Destek ve danışmanlık almak için sitede yer alan iletişim kanalları (telefon veya e-posta) üzerinden benimle iletişime geçebilirsiniz.

Yazar: Psikolog Sinem Buharalı