Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Kişilik Bozuklukları Nedir? Belirtileri, Türleri ve Tedavi Süreci

Kişilik Bozuklukları Nedir? Belirtileri, Türleri ve Tedavi Süreci

Kişilik Bozuklukları Nedir?

Kişilik bozuklukları, bireyin düşünce biçimini, duygularını, davranışlarını ve diğer insanlarla kurduğu ilişkileri uzun süreli olarak etkileyen psikolojik rahatsızlıklardır. Her insanın kendine özgü bir kişilik yapısı vardır. Ancak bazı durumlarda bu kişilik özellikleri katı, esnek olmayan ve kişinin günlük yaşamını olumsuz etkileyen bir yapıya dönüşebilir. İşte bu durum kişilik bozukluğu olarak tanımlanır.

Kişilik bozukluğu; bireyin ait olduğu kültürün beklentilerinden belirgin düzeyde sapan, genellikle ergenlik veya erken yetişkinlik döneminde şekillenerek zamanla katılaşan, kalıcı düşünce ve davranış örüntüleri olarak tanımlanır.

Kişilik Özelliği ile Kişilik Bozukluğu Arasındaki Fark

Günlük yaşamda çevremizdeki insanları titiz, şüpheci ya da duygusal olarak tanımlayabiliriz. Fakat bir kişilik yapısının klinik anlamda bir bozukluk teşhisi alabilmesi için belirli ölçütleri taşıması gerekir:

  • Esneklik Kaybı: Birey, değişen yaşam koşullarına uyum sağlamakta ve tutumlarını esnetmekte ciddi güçlük çeker.

  • Yaygınlık ve Kalıcılık: Söz konusu davranış modeli geçici bir döneme özgü değildir; iş, aile ve arkadaşlık gibi yaşamın tüm alanlarına yayılmıştır.

  • İşlevsellik Kaybı: Kişinin mesleki performansını, akademik başarısını ve ikili ilişkilerini sağlıklı yürütmesini engeller.

  • Belirgin Huzursuzluk ve Çevreye Etki: Kişi ya kendi içinde yoğun boşluk ve kaygı hisseder ya da sergilediği tutumlarla yakın çevresine duygusal yük bindirir.

Kişilik Bozukluklarının Belirtileri

Kişilik bozukluklarının belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Bununla birlikte bazı ortak özellikler dikkat çeker. Sık görülen belirtiler arasında şunlar yer alabilir:

  • İnsanlarla sağlıklı ilişki kurmakta zorlanma
  • Aşırı şüphecilik veya güvensizlik
  • Duyguları kontrol etmekte güçlük çekme
  • Yoğun öfke patlamaları
  • Sürekli onaylanma ihtiyacı
  • Empati kurmakta zorlanma
  • Kendilik algısında tutarsızlık
  • Dürtüsel davranışlar
  • Eleştiriye karşı aşırı hassasiyet
  • Yoğun yalnızlık hissi

Bu belirtiler zaman zaman herkeste görülebilir. Ancak kişilik bozukluklarında bu özellikler uzun yıllar devam eder ve kişinin sosyal, akademik veya mesleki yaşamını belirgin şekilde olumsuz etkiler.

kişilik bozuklukları nedir

Kişilik Bozukluğu Türleri(DSM-5 Sınıflandırmasına Göre)

DSM-5 , kişilik bozukluklarını benzer klinik semptomlara göre 3 ana küme (A, B ve C) altında toplam 10 farklı alt tipte inceler:

A Kümesi: Sıra Dışı ve Şüpheci Kişilik Bozuklukları

A kümesindeki bireyler, dış dünyada genellikle içe dönük, farklı veya aşırı kuşkucu olarak algılanan davranışlar sergiler.

  • Paranoid Kişilik Bozukluğu: Başkalarının niyetlerine karşı temelsiz ve yoğun bir güvensizlik hakimdir. Tarafsız bir söz veya davranış dahi bir tehdit olarak algılanabilir.

  • Şizoid Kişilik Bozukluğu: Sosyal bağlar kurmaya karşı belirgin bir ilgisizlik göze çarpar. Duygusal ifadeleri oldukça kısıtlıdır ve izole yaşam tarzını benimserler.

  • Şizotipal Kişilik Bozukluğu: Büyüsel düşünceler (düşünce gücüyle olayları etkileme inancı), sıra dışı konuşma biçimleri ve yoğun sosyal anksiyete ile kendini gösterir.

B Kümesi: Dramatik, Duygusal ve Dürtüsel Kişilik Bozuklukları

Duygu düzenlemede zorlanan, çalkantılı ilişkiler yaşayan ve dürtüsel kararlar alma eğiliminde olan bireyler bu grupta yer alır.

  • Sınırda (Borderline) Kişilik Bozukluğu: Benlik algısında, duygudurumda ve ilişkilerde belirgin bir dalgalanma mevcuttur. Terk edilme korkusu, benlik karmaşası ve kronik boşluk hissi belirgindir.

  • Narsistik Kişilik Bozukluğu: Aşırı özümseme, sürekli takdir edilme arzusu ve empati yoksunluğu temel nitelikleridir. Derinlerdeki kırılgan özsaygı, dışarıya üstünlük taslama olarak yansır.

  • Antisosyal Kişilik Bozukluğu: Toplumsal kuralları, yasaları ve başkalarının haklarını ihlal etme eğilimidir. Vicdan azabı duymama ve öfke patlamaları sıkça gözlenir.

  • Histrionik Kişilik Bozukluğu: Odak noktası olma arzusu, abartılı ve dikkat çekici duygu ifadeleri ön plandadır.

C Kümesi: Kaygılı ve Korkulu Kişilik Bozuklukları

Bu kümenin temelini yüksek anksiyete, korku ve kontrol sağlama ihtiyacı oluşturur.

  • Çekingen (Kaçınmacı) Kişilik Bozukluğu: Eleştirilme, reddedilme ve yetersiz görülme endişesiyle sosyal ortamlardan belirgin biçimde kaçınma yaşanır.

  • Bağımlı Kişilik Bozukluğu: Günlük kararları alırken dahi başkalarının onayına ihtiyaç duyma durumudur. Yalnız kalma korkusu sebebiyle ilişkilerde aşırı uyumlu tutumlar sergilenir.

  • Obsesif-Kompulsif Kişilik Bozukluğu (OKKB): Aşırı düzen, mükemmeliyetçilik ve katı kontrol ihtiyacı hakimdir.

Kişilik Bozukluklarında Tedavi Süreci

Kişilik bozukluğu tanısı yalnızca psikolog veya psikiyatrist tarafından yapılan kapsamlı klinik değerlendirme sonucunda konulabilir. Tanı sürecinde kişinin yaşam öyküsü, belirtileri, kişilerarası ilişkileri, düşünce biçimi ve davranış örüntüleri ayrıntılı olarak değerlendirilir.

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT):

Bireyin kendisi ve çevresi hakkındaki işlevsiz, katı inançlarını fark etmesini ve daha esnek düşünce modelleri geliştirmesini hedefleri ve kişilerarası ilişki becerilerini geliştirir.

Şema Terapi:

Çocuklukta karşılanmayan temel ihtiyaçlar sonucu oluşan erken dönem uyumsuz şemaları tespit etmeye ve bu kalıpları yetişkinlikte daha sağlıklı yapılarla değiştirmeye odaklanır.

Kişilik bozuklukları tedavi edilebilen psikolojik rahatsızlıklar arasında yer alır. Tedavi süreci kişinin yaşadığı belirtilere, kişilik yapısına ve ihtiyaçlarına göre planlanır. Terapi sürecinin ilk aşamasında danışanın yaşadığı güçlükler ayrıntılı olarak değerlendirilir. Daha sonra bireye özel bir terapi planı oluşturulur.

  • Duyguları tanıma ve düzenleme
  • Sağlıklı sınırlar oluşturma
  • Öfke kontrolü
  • İletişim becerilerini geliştirme
  • Olumsuz düşünce kalıplarını değiştirme
  • Benlik saygısını güçlendirme
  • İlişkilerde yaşanan tekrar eden sorunları fark etme

Terapi süresi kişiye göre değişiklik gösterebilir. Düzenli seanslar ve danışanın sürece aktif katılımı tedavinin başarısını artırır.

Destek ve Danışmanlık almak için sitede bulunan iletişim kanalları(telefon veya mail) üzerinden bana ulaşabilirsiniz.

Yazar: Psikolog Sinem Buharalı