Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Obsesif kompulsif bozukluk(OKB) nedir? Takıntılar ve tedavi yöntemleri

Obsesif kompulsif bozukluk(OKB) nedir? Takıntılar ve tedavi yöntemleri

Ara sıra hepimiz  “Acaba evden çıkarken kapıyı kapattım mı?” veya “Ellerim yeterince temiz oldu mu?” gibi kısa süreli şüphelere kapılabiliriz. Bu tür anlık tereddütler ve tekrarlanan küçük temkinli hareketler, aslında insan doğasının normal bir parçasıdır.

Ancak, bu zihinsel süreçler günün büyük bir bölümünü işgal etmeye başlar, aşırı düzeyde kaygıya yol açar ve kişinin günlük işlevselliğini ciddi ölçüde bozarsa, bu duruma Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) adı verilen klinik bir tablo teşhis edilebilir.

OKB Nedir? Obsesyon ve Kompulsiyon

Obsesif-Kompulsif Bozukluk; kişinin zihninde tekrar tekrar beliren istenmeyen düşünceler (saplantılar) ve/veya bu düşüncelerin yarattığı yoğun kaygıyı azaltmak için yapılan tekrarlayıcı davranışlar ya da zihinsel eylemlerle (zorlantılar) karakterize, genellikle uzun süreli seyreden ve günlük yaşamı önemli ölçüde zorlaştıran bir psikiyatrik rahatsızlıktır.

Saplantılar, Kişinin kendi isteği dışında, birdenbire zihnine giren, onu rahatsız eden, kaygı ve tedirginlik uyandıran, mantığına, değerlerine, ahlaki anlayışına ya da inançlarına ters düşen düşünce, imge, fikir veya dürtülerdir.

Bu düşünceler kişiye “yabancı” gelir, yani “bu benim düşüncem olamaz” hissi yaratır. Kişi bu düşüncelerin kendi zihninden geldiğinin farkındadır ama onları bilinçli çabayla kovmakta ya da durdurmakta genellikle başarılı olamaz. Bu da yoğun bir iç çatışma ve sıkıntı yaratır.

Zorlantılar , Çoğunlukla saplantıların yol açtığı aşırı kaygıyı, korkuyu ya da “kötü bir şey olacak” hissini geçici olarak azaltmak amacıyla yapılan, tekrarlayıcı, ritüel haline gelmiş davranışlar ya da zihinsel eylemlerdir.

Bu davranışlar bazen dışarıdan fark edilebilir (ellerin defalarca yıkanması, eşyaların simetrik dizilmesi, kapıların tekrar tekrar kontrol edilmesi gibi), bazen de tamamen kişinin içinde gerçekleşen zihinsel ritüeller şeklindedir (içinden belirli sayı kadar dua etmek, kötü bir düşünceyi “iptal etmek” için belirli kelimeleri zihinden tekrarlamak vb.).

Başlangıçta rahatlama sağlayan bu eylemler, zamanla kontrol edilemez bir hal alır ve kişi artık bu davranışları yapmasa bile yapmasa da olmaz hissiyle hareket eder.

OKB

 

OKB Hakkında Sıkça Rastlanan Yanılgılar

 

Yanlış Bilgi Doğrusu
“OKB sadece temizlik ve düzen takıntısı demektir.” Hayır, temizlik ana konulardan sadece biridir; en az 5-6 farklı obsesyon teması bulunur.
“Bu bir irade meselesidir, kişi istese o davranışları durdurur.” Tam tersine; kişi, iradesiyle durdurmaya çalışsa da kimyasal ve bilişsel döngü buna engel olur.
“Zaten herkesin biraz OKB’si vardır.” Herkesin kaygısı olabilir; ancak klinik OKB, kişinin hayat kalitesini önemli ölçüde felç eder.
“İlaçlar bağımlılık yapar, tedaviye başlayınca bırakılamaz.” SSRI ilaçları bağımlılık yapmaz. Doğru doz ve uzmanın kontrolünde aşamalı olarak bırakılabilir.

 

 

OKB yaşayan kişi genellikle bu düşünce ve davranışların mantık dışı veya abartılı olduğunun farkındadır, ancak yine de bunları durdurma gücünü bulamaz. Bu durum, bireyde büyük bir iç çatışma ve utanç duygusu yaratır.

Dsm-5 tanı ölçütlerine göre OKB belirtileri;

  1. Obsesyonlar, kompulsiyonlar ya da her ikisinin varlığı

Obsesyonlar aşağıdaki iki özelliği taşır:

  • Kişinin istemi dışında ortaya çıkan, tekrarlayıcı ve sürekli düşünce, dürtü ya da imgeler olması
  • Bu düşüncelerin belirgin kaygı veya sıkıntıya yol açması
  • Kişinin bu düşünceleri bastırmaya, yok saymaya ya da başka bir düşünce veya davranışla (kompulsiyonla) etkisizleştirmeye çalışması

Kompulsiyonlar aşağıdaki iki özelliği taşır:

  • Kişinin obsesyona yanıt olarak ya da katı kurallara göre yapmak zorunda hissettiği tekrarlayıcı davranışlar (ör. yıkama, kontrol etme) veya zihinsel eylemler (ör. sayma, dua etme)
  • Bu davranış ya da zihinsel eylemlerin, kaygıyı azaltmaya veya korkulan bir durumu önlemeye yönelik olması; ancak gerçekçi bir bağlantısının bulunmaması ya da aşırı olması

2. Obsesyon ya da kompulsiyonların zaman alıcı olması veya belirgin işlev kaybına yol açması

  • Günde 1 saatten fazla zaman alması
    veya
  • Sosyal, mesleki ya da diğer önemli işlev alanlarında belirgin sıkıntıya veya bozulmaya neden olması

3. Belirtilerin bir maddeye ya da tıbbi duruma bağlı olmaması

  • Belirtiler, bir maddenin (ör. ilaç, madde kullanımı) ya da başka bir tıbbi durumun (ör. nörolojik hastalık) fizyolojik etkilerine bağlanamaz

4. Belirtilerin başka bir ruhsal bozuklukla daha iyi açıklanamaması

  • Yaygın anksiyete bozukluğu
  • Beden algı bozukluğu
  • Yeme bozuklukları
  • Biriktirme bozukluğu
  • Travma sonrası stres bozukluğu
  • Psikotik bozukluklar

gibi başka bir ruhsal bozukluğun belirtileriyle daha iyi açıklanamaz.

 

Takıntı (Obsesyon) Sık Gözlenen Zorlantı (Kompulsiyon) Örnekleri
Kirlilik / Bulaşma Korkusu Elleri aşırı yıkama, uzun süreli duş alma, eşya ve yüzeyleri dezenfekte etme
Şüphe / Emin Olma İhtiyacı Kapıları, ocağı, lambaları veya kilitleri defalarca kontrol etme
Simetri / Düzenlilik / Mükemmellik Nesneleri tam olarak hizalama, belirli bir sıklıkta sayma, hareketleri aynı sayıda tekrarlama
Uygunsuz / Sakıncalı Düşünceler Başkasına zarar verme, cinsel veya dinsel içerikli rahatsız edici zihinsel görüntüler
Biriktirme / Saklama Gereksiz olarak kabul edilen eşyaları atamama, istifleme

 

OKB için Etkili Terapi Yöntemleri

Obsesif Kompulsif Bozukluk, kronikleşme eğilimi taşıyabilse de, kesinlikle tedavi edilebilen bir bozukluktur. Erken aşamada uzman psikolog desteği alan bireylerin büyük çoğunluğu, semptomlarını kontrol altına alarak günlük hayatlarını çok daha huzurlu ve işlevsel bir biçimde sürdürebilmektedir.

  1. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)

BDT, OKB’nin psikolojik tedavisinde birincil ve en güçlü kanıta sahip yöntemdir. Semptomların yönetiminde hızlı ve kalıcı iyileşmeler sağlamayı hedefler.

  1. Maruz Bırakma ve Tepkiyi Engelleme

Bu teknik, BDT’nin temel taşıdır ve obsesif döngüyü kırmak için tasarlanmıştır.

Maruz Bırakma: Danışanın, obsesif kaygıyı tetikleyen durumlarla veya nesnelerle (düşünce, görüntü veya fiziksel temas) kademeli ve güvenli bir ortamda yüzleşmesi sağlanır. Amaç, korkulan durumlara karşı alışma sağlamaktır.

Tepkiyi Engelleme: Maruz bırakmadan sonra yükselen kaygıyı azaltmak için otomatik olarak yapılan zorlantı (kompulsiyon) ritüelinin yapılması önlenir.

BDT’nin amacı, kişi kompulsiyonu yapmadığında bile kaygının doğal olarak azaldığını (sönümlenme) deneyimleyerek, beynin “tehlike” algısını yeniden programlamaktır.

  1. Bilişsel Müdahale

Bu kısım, obsesif düşüncelere eşlik eden hatalı inanç kalıplarını düzeltmeye odaklanır.

OKB’de sıkça görülen abartılı sorumluluk hissi, düşüncelerin aşırı önemsenmesi (“düşündüysem gerçekleşecek”) ve felaketleştirme eğilimi analiz edilir.

Bu çarpık inançlar, mantıksal sorgulama ve davranışsal deneyler aracılığıyla daha dengeli ve gerçekçi bakış açılarıyla değiştirilir.

  1. Şema Terapi

Şema Terapi, standart BDT’nin yeterli olmadığı veya kişinin OKB ile birlikte köklü kişisel zorluklar (erken dönem uyumsuz şemalar) yaşadığı vakalarda tercih edilir.

OKB’ye zemin hazırlayan veya eşlik eden çocukluk döneminde oluşan derin inanç kalıpları (örneğin; “Asla yeterince iyi değilim,” “Kontrolü kaybedersem felaket olur,” “Sürekli tetikte olmalıyım”) hedeflenir.

Terapi, sadece güncel semptomlarla değil, kişinin çocukluk yaşantılarıyla ilişkilendirilen duygusal ihtiyaçlarının karşılanmaması sonucu gelişen şemalarla ve bu şemalara karşı geliştirilen başa çıkma tarzlarıyla ilgilenir.

Bu sayede, özellikle katı, mükemmeliyetçi ve kompulsif yapının altında yatan temel kırılganlıklar tedavi edilerek daha bütüncül bir iyileşme sağlanır.

  1. EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme)

EMDR, özellikle OKB semptomlarının başlangıcı veya şiddetlenmesi bir travma, ciddi kaygı yaratan olay veya yoğun stres dönemiyle yakından ilişkiliyse, sürece dahil edilebilir.

Travma ve bağlantı bazı OKB’li bireylerde, obsesyonların içeriği (kirlenme, zarar verme vb.) geçmişte yaşanmış bir stresli olayla tetiklenir veya bu olay üzerine inşa edilir.

EMDR, beynin bu travmatik anıları işleme ve depolama şeklini değiştirmeye odaklanır. Çift taraflı uyarım (genellikle göz hareketleri) kullanılarak, kaygı yükü yüksek olan anılar nötrleştirilir ve adaptif bir şekilde yeniden işlenir.

EMDR, OKB’nin doğası gereği olan ritüel döngüsünü kırmaktan çok, obsesyonları tetikleyen kök anıların duygusal gücünü azaltmak için kullanılan bir destekleyici yöntem olarak değerlidir.

Destek ve danışmanlık almak için sitede bulunan iletişim kanalları (telefon veya mail)  üzerinden bana ulaşabilirsiniz.

Yazar: Psikolog Sinem BUHARALI