Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Histriyonik Kişilik Bozukluğu Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

Histriyonik Kişilik Bozukluğu Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

Histriyonik Kişilik Bozukluğu Nedir?

Histriyonik Kişilik Bozukluğu, B Grubu kişilik bozuklukları sınıfında yer alan; aşırı duygusallık, dikkat çekme arayışı ve sığ ilişki kurma biçimleriyle kendini gösteren sürekli bir içsel yaşantı ve davranış örüntüsüdür. Kişilik, uzaktan bakıldığında bütünlüklü görünse de yakından incelendiğinde çok daha karmaşık duygu, düşünce ve güdülerden oluşur

DSM yaklaşımında Histriyonik Kişilik Bozukluğu, erken yetişkinlik döneminde başlayan, farklı yaşam alanlarında görülen ve aşırı duygusallık ile dikkat çekme davranışlarının kalıcı bir örüntüsü olarak tanımlanır. Tanı yalnızca bir kişinin sosyal, canlı, dışa dönük veya renkli bir kişiliğe sahip olmasına dayanmaz. Asıl önemli olan, bu özelliklerin süreklilik göstermesi, kişinin işlevselliğini veya ilişkilerini olumsuz etkilemesi ve klinik açıdan anlamlı bir örüntü oluşturmasıdır.

histriyonik kişilik bozukluğu

Histriyoni; Yunanca aktör veya oyuncu anlamına gelen kelime kökenine paralel olarak, bu tanıya sahip bireyler günlük yaşam adeta bir sahneymişçesine hareket ederler. Ancak bu durum basit bir “sosyalleşme sevgisi” veya “dışa dönüklük” olarak değerlendirilmemelidir; temelinde derin bir onaylanmama korkusu ve benlik saygısını dışsal kaynaklara bağlama dinamikleri yatar.

Histriyonik Kişilik Bozukluğu Belirtileri

DSM-5 çerçevesinde tanı, belirli sayıda özelliğin birlikte ve kalıcı biçimde görülmesine dayanır. Bu özellikler arasında şunlar bulunur:

  • İlgi Odağı Olunamayan Durumlarda Rahatsızlık: Birey, ilginin merkezinde olmadığı durumlarda kendini değersiz veya rahatsız hisseder.
  • Uygunsuz Cinsel veya Baştan Çıkarıcı Davranışlar: Başkalarıyla olan etkileşimleri sıklıkla uygunsuz biçimde cinsel, baştan çıkarıcı veya kışkırtıcı bir tutum içerir.
  • Hızlı Değişen ve Yüzeysel Duygular: Duygu dışavurumları ani geçişler gösterir ve yüzeysel bir nitelik taşır.
  • Fiziksel Görünümün Araçsallaştırılması: Dikkatleri üzerine çekmek için sürekli olarak fiziksel görünümünü kullanır.
  • Öznel ve Sloganvari Konuşma Tarzı: Konuşma biçimi aşırı derecede izlenimci olup ayrıntıdan ve derinlikten yoksundur.
  • Tiyatral ve Abartılı Duygu Gösterimi: Öz-drama, tiyatral tutum ve abartılı bir duygu ifade biçimi sergiler.
  • Telkine Yatkınlık (Tetiklenebilirlik): Başkalarından veya çevresel koşullardan kolayca etkilenir, telkine oldukça açıktır.
  • İlişkilerin Derinliğini Yanlış Değerlendirme: İlişkileri, gerçekte olduklarından çok daha yakın ve samimi olarak değerlendirme eğilimindedir.

Tanı için bu özelliklerden belirli bir bölümünün bulunması gerekir; ayrıca örüntünün erken yetişkinlikten itibaren farklı bağlamlarda devam etmesi önemlidir. Bu nedenle birkaç davranış üzerinden kişinin kendisine ya da bir yakınına tanı koymak doğru değildir.

Kişilik bozuklukları yalnızca belirti listelerinden ibaret değil; bireyin biyososyal evrimsel süreçte geliştirdiği adaptasyon stratejileridir. Histriyonik örüntünün merkezinde yalnızca başkalarının ilgisini çekmek değil, kişilerarası ilişkilerde duygusal yoğunluğun, onay ihtiyacının ve kendilik değerinin birbirine bağlanması bulunabilir.

Davranışın yalnızca görünen kısmına değil, kişinin çevresiyle kurduğu uyum stratejisine bakmak gerekir.

Histriyonik Kişilik Bozukluğunun Nedenleri

Histriyonik Kişilik Bozukluğunun gelişiminde tek bir nedenden söz etmek mümkün değildir. Erken dönemde çocuğun ilgi, kabul, sınır ve duygusal karşılanma deneyimleri; ilerleyen yıllarda başkalarıyla ilişki kurma biçimini etkileyebilir. Bununla birlikte şu aile yapısında büyüyen herkes Histriyonik Kişilik Bozukluğu  olur şeklinde kesin bir neden-sonuç ilişkisi kurmak bilimsel olarak doğru değildir. Biyopsikososyal model çerçevesinde çok faktörlü bir yapı mevcuttur:

Biyolojik ve Genetik Faktörler

Mizaç düzeyinde yüksek ödül bağımlılığı, yenilik arayışı ve duygusal reaktivite HKB yatkınlığını artırabilir. Genetik araştırmalar, B Grubu kişilik bozukluklarının ailevi geçiş eğilimi gösterdiğini doğrulamaktadır.

Erken Çocukluk Yaşantıları ve Ebeveyn Tutumları

Millon’ın kuramına göre, çocukluk döneminde yalnızca “performans sergilendiğinde” veya “dikkat çekici olunduğunda” verilen tutarsız ebeveyn ilgisi, çocuğun şu şemayı geliştirmesine yol açar: “Sadece ilgi gördüğümde varım ve değerliyim.” Koşullu sevgi sunan ebeveyn tutumları, bireyin yetişkinlikte onay arayışını bir hayatta kalma mekanizmasına dönüştürmesine neden olur.

Sosyokültürel Etkenler

Modern toplumun ve dijital medyanın görselliği, anlık onay mekanizmalarını  ve yüzeysel etkileşimleri teşvik eden yapısı, histriyonik eğilimlerin pekişmesine zemin hazırlayabilir.

Histriyonik Kişilik Bozukluğu Tedavi  Yöntemleri

Histriyonik Kişilik Bozukluğu tedavisinde temel yaklaşım psikoterapidir. Tedavinin amacı kişiyi “daha az dikkat çekici” hale getirmek değil; kişinin duygularını daha düzenleyici biçimde yaşamasına, ilişkilerini daha sağlıklı kurmasına ve kendilik değerini yalnızca dışarıdan gelen ilgiye bağlamamasına yardımcı olmaktır.

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)

BDT, bireyin “Herkesin ilgisini çekmeliyim, aksi halde başarısızım” veya “Duygularımı abartmazsam kimse beni dinlemez” şeklindeki işlevsel olmayan otomatik düşüncelerini ve ara inançlarını hedef alır. Terapide:

  • Siyah-beyaz düşünme biçimleri ve felaketleştirme bilişsel çarpıtmaları ele alınır.

  • Duygu düzenleme becerileri kazandırılır.

  • Impulsif davranışları kontrol etmeye yönelik dürtü yönetimi çalışılır.

Şema Terapi

Şema terapide, bireyin erken çocukluk döneminde karşılanmamış temel ihtiyaçları sonucu oluşan “Onay Arayıcılık”, “Terk Edilme” ve “Kusurluluk” şemaları üzerinde durulur. Sağlıklı Yetişkin modu güçlendirilerek, bireyin ilgiyi sağlıklı yollardan istemesi ve kendi benlik değerini içsel olarak inşa etmesi sağlanır.

Kişilik bozukluklarının tedavisinde psikoterapinin yanı sıra eşlik eden depresyon veya anksiyete gibi başka klinik sorunlar varsa bunların ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir. Ancak Histriyonik Kişilik Bozukluğunun kendisini ortadan kaldıran özel bir ilaç tedavisi bulunduğu söylenemez.

Destek ve Danışmanlık almak için sitede bulunan iletişim kanalları(telefon veya mail) üzerinden bana ulaşabilirsiniz.

Yazar: Psikolog Sinem Buharalı